Ayak Altına Düşen Arabesk Filmler

Yazar: Hulusi Yağcı Tarih: 23 Şubat 2020 Kategori: Yeşilçam'da Arabesk
Ayak Altına Düşen Arabesk Filmler
Paylaş:

Ayak Altına Düşen Arabesk Filmler

1980’li yıllar Yeşilçam’da arabesk filmlerin en popüler olduğu dönemdir. Arabesk, bazılarını dediği gibi Arap müziği olmayıp Arap ezgi ve usullerinden esinlenmiş Türk müziğidir. Arabesk müziği ülkemizde çok sevildi. Hala popüler müzik türleri arasında başı çeken müzik türüdür.

Bir Başkaldırı, Bir İsyan Olarak Görüldü Arabesk

Peki Arabesk müziği neden bu kadar çok sevildi? Arabesk, Feodal yapıya başkaldırış olarak görüldü. Arabesk müziğinin ilk çıktığı dönemlerde ülkemizde gecekondu kültürü adı verilen halkın ezilmişliği, Anadolu’da ve iş bulmak için büyükşehirlere gelen ve burada yaşamaya başlayan düşük gelirli insanların çok sevdiği müzik oldu. Arabesk severlere göre arabesk kendi yaşam biçimlerini, yaşadıkları zorlukları anlatıyordu.

Türkiye, 1970’li Yıllarda Arabeskle Tanıştı

1970’li yılların ortalarından itibaren arabesk müziği ülkemizde iyiden iyiye yayılmaya başlandı. 1972 yılında Orhan Gencebay ”Musalla Taşı” ve ”Bir Teselli Ver” plağı, 1975 yılında ”Batsın Bu Dünya”, 1976 yılında ”Hatasız Kul Olmaz”, 1976’da ”Sarhoşun Biri” albümleri çıktı. Aynı tarihlerde Ferdi Tayfur sahneye çıktı. ”Akşam Güneşi”, ”Çeşme”, ”Huzurum Kalmadı”, ”Batan Güneş”, ”Son Sabah”… 1975 yılında Müslüm Gürses’in şarkıları duyulmaya başladı. 1975 yılında ”Müslüm Gürses 1” albümü yayınlandı. Bu albümleri 1976 yılında ”Öldürdüğün Yetmedi mi”, ”Bağrıyanık”, ”Umutsuz Hayat” albümleri takip etti. Ardından da Gökhan Güney, İbrahim Tatlıses, Hakkı Bulut, Neşe Karaböcek… Artık Türk halkı arabesk müziğini iyiden iyiye tanımaya ve çok sevmeye başlamıştı.

Arabesk Filmler, Yeşilçam’a Merhem Oldu

1970’li yılların sonlarına doğru Yeşilçam’da büyük kriz yaşanıyordu. Yeşilçam’da her türden filmler çekilmişti. Erotik, western, fantastik, bilim kurgu, masal, köy… Sinema severler artık bu filmleri izlemiyordu. Yenilik istiyorlardı. İşte tam bu kaosta arabesk filmler yapımcıların imdadına yetişti. Yapımcılar, arabesk sanatçılarıyla bir bir sözleşmeler imzalatıp film çekmeye başladılar. İlk arabesk filmleri peş peşe gelmeye başladı. Kaderimin Oyunu, Çeşme, İsyankar, Derbeder, Benim Gibi Sevenler, Sabuha, Garibin Çilesi Ölünce Biter, Batsın Bu Dünya, Ben Severken Ölmüşüm… Ve sonuç. Filmler o kadar çok tuttu ki sinema salonları yeniden dolmaya başladı. Sinema salonlarında arabesk filmleri izleyen seyirciler filmden etkilenip gözyaşı bile döküyorlardı. Erol Taş, Yalçın Gülhan, Cem Erman, Hikmet Taşdemir gibi oyuncular film sırasında yuhalanıyordu. Yapımcılar göle bir maya çalmıştı. Maya tuttu ve yapımcılar arabesk filmleri sayesinde çok güzel paralar kazanmaya başladılar.

Çöp Arabesk Film Yılları

Arabesk film furyası 1980’li yılların sonuna kadar çok iyi gitti. Artık baba diye tabir edilen Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur ve Müslüm Gürses filmleri dışında ki arabesk filmlere çok fazla rağbet gösterilmiyordu. Bu listeye İbrahim Tatlıses’i ekleyelim. 90’lı yıllara gelince arabesk film furyası devam etti. Ancak bu kez yeni isimlerle. Tüdanya, Hüseyin Altın, Bergen, Kibariye, Mahmut Tuncer, Hakkı Bulut, Cengiz Kurtoğlu, Ümit Besen, Küçük Emrah, Küçük Ceylan… İşte arabesk film furyasında ”Çöp” filmler diye tabir edeceğim filmler bu dönemde ortaya çıktı. Kim albüm çıkardı ona film çekiliyordu. ”Şiki Şiki Baba” şarkısıyla birden meşhur olan Durmuş Çiğdem’e bile film teklifleri gitti. İnanın adını çoğunuzun bilmediği arabesk sanatçılar bile bu çöp dönemde film çektiler. Efkariye, Küçük Halil, Küçük Ahmet, Meral Çelik, Tarık İnanç, Küçük Yusuf, Küçük Mustafa, … Ferdi Tayfur’un bir söyleyişinde duymuştum ”Benim sürekli gittiğim bir berber var. Onu yapımcılar bulmuş ve benim berberim diye onu filmde oynatmışlar” diye. Duyunca şok olmuştum inanın.

Her Arabesk Albüm Çıkarana Film Çekildi

Peki bu filmlere niçin çöp film diyorum? Diye sorarsanız cevaplayayım.Yeşilçam’ın İlk Arabesk Filmi: Bir Teselli Ver”  isimli yazımda filmin oldu bittiye getirildiğini ve Orhan Gencebay’ın oyunculuğu beğenmediğimi ifade etmiştim. Ancak şunu da belirteyim ki Orhan Gencebay’ın ileriki yıllarda ki filmlerinde oyunculuğunu geliştirdiğini göreceksiniz. 1972 yılında ki ikinci filmi ”Sev Dedi Gözlerin” filminde ki oyunculuğu ilk filme göre çok çok iyi olacak. Hele ki 1977 yılında Fatma Girik’le rol aldığı ”Hatasız Kul Olmaz” filminde ”Artık, oyunculukta da pişmiş” diyeceksiniz. Aynı eleştiriler Ferdi Tayfur içinde geçerlidir. 1976 yılında ki ilk filmi ”Çeşme”de ki performansıyla ileriki yıllarda ki filmlerinde ki performansı çok farklıdır.

Çok Yapmacık Oyunculuklar Sergilenmiş

Hakkı Bulut’un sanatçılığına kimsenin haddi değildir. Ancak kusura bakmasın Hakkı Bulut ama oyunculuk yeteneği yok kendisinde. Basit bir örnek vereyim. Hakkı Bulut’un 1992 yılında ki ”Ah İstanbul” filmi. Hakkı Bulut’un duruşu, konuşması, birini dinlemesi, yürüyüşü bile inanın o kadar yapmacık ki. Hakkı Bulut, filmde o kadar kendini kasmış ki karşısında bir kameranın onu çektiğini bize resmen yaşatıyor. Hele filmin final sahnesinde ki ölüm sahnesi tam bir komedi. 1985 yılında Efkariye ablamız da Murat Soyda’la kamera karşısına geçer. Filmde bir trafik kazası sahnesi var inanın ki gülmekten ölürsünüz. Oyuncu arkadaş, duran arabanın üzerine ”Ahhhhhh” diye resmen abanıyor. Efkariye derseniz put gibi film boyunca. Tamam profesyonel oyuncu değilsin anladık ablacığım da biraz sende gayret göster be. Devam edelim. Rahmetli Hüseyin Altın abimiz de 12 sinema filminde rol almış. Ama inanın filmleri çöp. Hüseyin Altın, filmlerinde yaşayan ölü gibi. Sevdiği kıza sarılıyor zannedersiniz ama sevgilisine değil ağaca sarılır gibi sarılıyor. Cengiz Kurtoğlu, Arif Susam, Tüdanya, Malatyalı İbrahim, Nejat Alp, Durmuş Çiğdem, Devran Çağlar, Çoşkun Sabah… filmlerinin de yukarıda örneklediğim filmlerden hiç kalır yanı yok.

Her Albüm Çıkarana Film

Müzik kabiliyetlerine söz söylemek haddim değil ama sırf arabesk albüm çıkardı diye adını sanını bile duymadığımız çoğu isimlere film çektirmek niye? 90’lı yıllarda Yeşilçam’da çöp filmlerin ortaya çıkmasına neden oldu. O kadar çok abartıldı ki sanatçının berberiymiş, şoförüymüş, arkadaşıymış denilene film çekildi. Çoğu filmleri bırakın izlemeyi adını bile duymamışınızdır. Hatta bunlarda mı film çevirmiş? Diye de söylene bilirsiniz. Ama bir gerçek var ki o filmler tozlu raflarda tozlanmaya devam edeceklerdir.

 

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Bunları Biliyor Muydunuz?

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect. Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.