Yeşilçam’ın İlk Arabesk Filmi: Bir Teselli Ver

Yazar: Hulusi Yağcı Tarih: 19 Şubat 2020 Kategori: Bir Film Hakkında / Yeşilçam'da Arabesk
Yeşilçam’ın İlk Arabesk Filmi: Bir Teselli Ver
Paylaş:

Yeşilçam’ın İlk Arabesk Filmi: Bir Teselli Ver

Hem Yeşilçam’ın ilk arabesk filmi hem de Orhan Gencebay’ın ilk film deneyimidir Bir Teselli Ver.  1971 yapımı, 35 mm olarak çekilen film Ömer Lütfi Akad imzalıdır. Filmde Orhan Gencebay’a Tülin Örsek eşlik etmektedir. Filmde ayrıca Kadir Savun, Aydın Tezel, Turgut Boralı, Feridun Çölgeçen, Danyal Topatan, Güzin Özipek gibi oyuncularda yer almıştır.

Gecekondu İnsan Kültürü Ön Planda

Filmde Ömer Lütfi Akad, gecekondulaşmaya da değinmiştir. Taşı toprağı altın şehir İstanbul’a gelen taşralı insanların bir araya geldiği mahalle kültürünü de bize yansıttığı filmde çevresi tarafından sevilen fabrika işçisi Orhan’ın arabalarını tamir ettiği fabrikatör Yakub ve çevresinde ki züppe takımı tarafından hor görülür. Yaşananlara sessiz kalmayan Yakub’un yeğeni Nermin’in ailesi tarafından aşağılanan Orhan’dan özür dilemesiyle gelişen bir aşk öyküsüdür. Orhan, akşamları kendisi gibi fabrika işçileri olan komşuları ve arkadaşlarıyla akşamları bir araya gelip bir iki duble içtikten sonra sazı eline alır ve en dertli şarkılarını okur. Sesi güzel olan Orhan, çevresinin tüm ısrarlarına rağmen bestelerini plak şirketlerine götürmeyi düşünmez. İşte burada devreye Nermin devreye girer. Nermin, yaşadığı, yapmacık hayattan nefret eden, paradan başka bir şey düşünmeyen, gecekondularda yaşayan insanları basit ve parayla satın alabilecekleri bir eşya gibi gören ailesini karşısına alır ve Orhan ile birlikte o saf, temiz insanlarla beraber yaşamaya başlar.

Klasik, alışık olduğumuz zengin kız fakir oğlan temasının işlendiği film biraz ısmarlama film olmuş. O dönem arabesk şarkılarıyla kasıp kavuran Orhan Gencebay’ı seyirciyle buluşturmak isteyen film yapımcıların ısrarıyla Ömer Lütfi Akad tarafından çekilmiştir. Şunu hemen belirtmek de fayda var usta yönetmen bu filmi istemeyerek çekmiştir. Bunu da Alim Şerif’in Akad’la yaptığı bir röportajdan öğreniyoruz. Oyunculuk tecrübesi olmayan ve oldu bittiye getirilen filmde Orhan Gencebay’ın kendi sesi de kullanılmamıştır. Orhan Gencebay’ın ilerleyen yıllarda ki filmlerini incelediğinizde filmlerin duygu yüklü oldu ve filmde heyecan, tempo olduğu görürüz. Ancak bu film o kadar çok durağan ki insan izlerken sıkılıyor. Kadir Savun, Turgut Boralı, Aydın Tezel gibi usta isimler bile filmi kurtaramamış. Yukarıda belirttiğim gibi bu da bize filmin aceleye getirilmiş, oldu bitti bir film olduğunu gösteriyor.

Oldu Bittiye Getirilmiş Bir Film

Filmde dikkat çeken bir diğer hususta iyi insanların oluşturduğu Orhan Gencebay ve arkadaşlarının iyilik derecelerinin abartılmış olması. Bunu da dönemin fırtınalar estiren ve halkın bağrına bastığı Gencebay sevgisinden dolayı bu abartılara yer verilmiş olmasından kaynaklanıyor. Aksi durumda izleyici tepki gösterecekti. Yeşilçam severler bilirler, tıpkı Orhan Gencebay gibi halkın sevgilisi olmuş Yılmaz Güney filmlerinde, Güney’in dayak yediği sahnelerde izleyici isyan edip perdeye sandalye fırlatıp sinemanın camını penceresini aşağıya indirirlerdi. Yapımcılar da böyle bir tepkiyle karşılaşmamak için iyiliği biraz abartmışlar.

Orhan babanın en kötü filmi diyebileceğimiz ‘’Bir Teselli Ver’’ filmi arabesk filmlerin önünü açmış ardından Sev Dedi Gözlerin (1972), Ben Doğarken Ölmüşüm (1973), Dertler Benim Olsun (1974), Batsın Bu Dünya ( 1975 ), Çeşme (1976), Hatasız Kul Olmaz (1977), Derbeder (1977), Dokunmayın Dünyama (1977), Garibin Çilesi Ölünce Biter (1979), İsyankar (1979) filmleriyle Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur, Gökhan Güney, Müslüm Gürses gibi arabesk sanatçılar filmleriyle seyirciyle buluşmuştur.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Bunları Biliyor Muydunuz?

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect. Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.