Yeşilçam’da Süpermen Filmleri

Yazar: Hulusi Yağcı Tarih: 22 Şubat 2020 Kategori: Fantastik Yeşilçam
Yeşilçam’da Süpermen Filmleri
Paylaş:

Yeşilçam’da Süpermen Filmleri

Süpermen. Çocukluğumuzun kahramanı. Süper güçlere sahip, kötülerin düşmanı, dünyayı her türlü tehlikelerden koruyan kahramanımız. Çoğu çocuk gibi benim de küçükken onun gibi olmak istediğim süper kahramanım. Mavi pelerini, kırmızı çizmesi, kırmızı pelerini olan Süpermen, 1933 yılında karşımıza çıkar. Çizgi roman kahramanı olarak hayatımıza giren Süpermen,’in yaratıcıları Jerry Siegel ve Joe Shuster’dir. Menşei Amerika olan Süpermen ilk çıktığında kel olarak çıkar. Süpermen’in hiç değişmeyen özelliği ise kostümüdür. Süpermen’den sonra ortaya çıkan süper güçlere sahip diğer kahramanların kostümleri yıllar geçtikçe değişirken Süpermen’in kostümü hiç değişmedi. Bunun nedeni de kostüme hakim olan kırmızı * mavi renklerin Amerikan bayrağını temsil etmesidir.

İlk Süpermen Uçamıyordu

Yine Süpermen ilk karşımıza çıktığında uzaydan gelen, süper güçleri olan bir karakter olarak sunuldu. Ancak konpset sevilmedi, ilgi görmedi. Size bir ilginç bilgi saha vereyim Süpermen ilk çıktığında uçamıyordu. Gökyüzünde uçarken görmeye alışık olduğumuz Süpermen, ilk çıktığımda uçamıyor ancak yüksek yerlere zıplayabiliyordu. Eliyle trenleri, otobüsleri durdurabiliyor, ağır metalleri bir halterci gibi rahatlıkla kaldırıp fırlatabiliyordu. 1938 yılında Süpermen’e uçma yeteneği verildi. Öyle böyle uçma falan değil. Bırakın uçaklara kadar gitmeyi uzay araçlarına bile gidebiliyordu artık kahramanımız.

Süpermen’e Süper Güçler Verildi

Süpermen’e uçma özelliği verilmiş, süper güçlerle donatılmıştı. Ama yaratıcıları bunla da yetinmedi ve Süpermen’e mevcut süper güçlerinin yanında yeni süper güçler de eklediler. Mesela kahramanımıza su altında ve uzayda oksijensiz yaşayabilme özelliği verildi. Yine X Ray özelliği eklenip her cismin arkasını görebilme yeteneği sunuldu. Ayrıca gözünü teleskop gibi kullanabilme böylece en uzak cisimleri bile burnunun dibine kadar yaklaştırma özelliği de verildi. Işık saçan bakışlarıyla araçları ve ağır metalleri eritebilme, insanın duyamayacağı kadar düşük frekansı sesleri duyabilme, süper üfleme gücüyle rüzgar üfleme ve üflediği cisimleri dondurabilme özellikleri de eklendi.

Dünyanın Tanıdığı İlk Süpermen: Christopher Reeve

Süper güçlere sahip kahramanımızın sinemaya geçişi 1976 yılında olur. Christopher Reeve, Clark Kent ismiyle bizim ilk Süpermenimiz olarak karşımıza çıkar. Oscar ödüllü Amerikalı oyuncu Marlon Brando’da filmde Süpermen’in babası rolündedir. Film çok tutulunca 1979, 1983 ve 2004’de filmin serisi çekildi. Bu üç filmde de Süpermen karakterini Christopher Reeve canlandırdı. Yine Süpermen’in 2001’den 2008’e kadar süren 218 bölümlük Smallville isimli dizisi de çekildi.

Yeşilçam’da ilk fantastik film 1953 yapımı Dracula İstanbul’da filmi olsa da fantastik filmlerin patlaması 60’lı yılların sonunda olur. Süpermen’in Yeşilçam’a girişi 1969 yılıdır. ”Fantoma Süpermen’e Karşı” filmi Yeşilçam’da ki ilk Süpermen filmidir. Yeşilçam’da Süpermen konusu işleyen 5 filmle karşılaşıyoruz. Gelin bu filmlere kısaca göz atalım

Yeşilçam’da ki Süpermen Filmleri

Fantoma Süpermen’e Karşı ( 1969 ): Fantona, Pierre Souvestre ve Marcel Allan’ın 1911-1914 yılları arasında yazdığı ve çok tanınan bir polisiye roman serisidir. İlk Süpermen filmimizde iki kahraman bir araya getirilmiş. Süpermen ve Fantona. Yaşar Güçlü, Yeşilçam’ın ilk Süpermeni’dir. Filmde Süpermen’i Yaşar Güçlü, Fantona’yı Fazlı Balkan canlandırmıştır. Senaristliği ve yönetmenliği Kayahan Arıkan’ın yaptığı ilk Süpermen filmimizde, James Bond filmlerinden tanıdığımız kötü karakter Doktor No karakteri de filme dahil edilmiş, Süpermen’in düşmanı olarak karşımıza çıkmıştır.

Süpermen Geliyor ( 1972 ): İkinci Süpermen filmimiz olan Süpermenler Geliyor filminde bu kez Süpermen rolünde Okan Demir karşımıza çıkar. Orçun Sonat, Atıf Yılmaz, Süha Doğan gibi isimlerinde yer almıştır. Tayfun ismiyle karşımıza çıkan Süpermen, dünyaya ana rahminden değil kripton taşına konularak roketle dünyaya gelen bir karakter olarak tanıtılacaktır. Tayfun ve gazeteci Alev’in kripto taşını ele geçirmek isteyen kötülerle verdiği mücadele anlatılır. Filmde, Okan Demir’in Süpermen olarak seçilmesinde Amerika yapımı Süpermen karakterini canladıran Christopher Reeve’ye benzemesi baş faktördür. Filmde, Tayfun’nun yıllarca ailesi bildiği anne ve babasının gerçek ailesi olmadığını öğrenmesiyle başlar. Tayfun’un gerçek babası olan son Süpermen, oğluna tüm gerçeği anlatır ve ona kendi görevinin sona erdiğini, yeni Süpermen’in kendinin olduğu söyler. Görevi teslim ederken ”Oğlum. Sende Hz. Süleyman’ın zekası, Herkül’ün gücü, Zeus’un selamati, Aşil’in cesareti, Merkür’ün cesareti var. Sakın bu güçlerini iyi insanlar üzerinde deneme. Yoksa Süpermen kimliğin yok olur”der ve ortadan bir ışık topuyla kaybolur. Tayfun’un Süpermen elbiseleri içinde görürüz. Yine senaryoya göre yeşil renkte kripto taşı, kripto taşı için özel üretilmiş makineye yerleştirilir ve makinenin içinden güneş ışığı da geçirildiği zaman hangi cismi koyarsanız koyun altına çevirmektedir. Kriptonun peşinde Ekrem rolünde Yıldırım Gencer’i görürüz. Kriptoyu koruyan ve onu saklayan Profesör rolünde de Eşref Kolçak’ın görmekteyiz. 

Filmle ilgili son olarak şunu söyleyebilirim ki Yeşilçam Süpermen filmleri arasında en kötü olanıdır. Filmde Süpermen karakterini tamamen Türk gelenekleriyle büyütülmüş bir gence benzetilince komedi başlıyor. Süpermen büyüklerinin elini öpüyor, sobalı evde yaşıyor.. Ayrıca kullanılan efektler içler acısı. 

Yeşilçam’da Cüneyt Arkın’sız Bir Süpermen Düşünülemezdi

Süpermenler (1979): Üçüncü Süpermen filmimizde Süpermenimiz bu kez Cüneyt Arkın. Filmde profesör rolünde karşımıza çıkan Ali Şen bir zaman makinesi yapmıştır. Bu makineyle geçmişe gidilip tarihin gizemli sayfalarını bire bir görebiliyorsunuz. Yine makineyle gelecek bir zaman dilimine de gidebiliyorsunuz. Profesör, makineyi basına tanıtırken bir deneme yapmak için geçmişe gider. Hopppp Bizans dönemine. Güya Bizans Devleti’nin son günleridir ve Osmanlı Ordusu çok büyük bir güçle Bizans’a doğru yola çıkmıştır. İmparator emir vermiş ve tüm Bizans altınlarının surların altına gömülmesini emretmiştir. Profesör tüm konuşmaları dinler ve tekrar yaşadığı döneme geri gelir. Bizans altınlarının yeriyle ilgili bilgiler tüm dünyaya sızınca bu makineyi ele geçirmek için ajanlar harekete geçer. Makinenin nasıl çalıştığını bilen tek kişi olan profesör kaçırılır. Makinenin nasıl çalıştığını söylemeyen profesör gördüğü şiddet sonrası hafızası yitirir. Murat ismiyle karşımıza çıkacak Cüneyt Arkın’da karate hocasıdır. Süpermenimiz Murat, profesörü kurtarmak hem de makineyi bulabilmek için harekete geçer. 

Filmin dönemin şartlarıyla çekildiğini söyleyip acımazsızca bir eleştiri yapmak istemezdim ama Cüneyt Arkın’ın en kötü filmlerinden biri. Filmi sadece Cüneyt Arkın’ın aksiyon sahnelerine yatkınlığı kurtarıyor. Filmde Cüneyt abimiz yine bol bol adam dövüyor.

Serinin En Kötü Filmi

Üç Süpermen Olimpiyatlarda ( 1984 ): Bu filmimizde de Süpermen karakterini, Cüneyt Arkın’dan sonra aksiyon sahnelerine en çok yakışan Yılmaz Köksal canlandırmaktadır. Bu filmde 3 Süpermen karakteri bulunmaktadır. Yılmaz Köksal’ın yanı sıra Levent Çakır ve Stefano Martinenghi’de diğer süpermenlerdir. Film, Yunan mitolojisi zamanında geçmektedir. Tanrı Zeus’un görevlendirdiği ana tanrıça Artemis, ülkesinde yaşanan bazı aksaklıkları gidermesi için 3 süpermeni göreve çağırır. 

Filme gelince. Bu kadar mı kötü bir film yapılır arkadaş. Yeşilçam’ın son süpermen filmi olan bu filmden önce 4 film daha çekildi. Hiç mi ders alınmadı bu filmlerden. Bu filme harcanan paraya da zamana da yazık. İnanın neresinden tutsam elimde kalıyor. Mezdeke dans grubunda ki kızlar gibi yeşil peçeli askerler, oyuncunun karnına monte edilmiş tanklarda ki uzun namlu gibi bir namlu, üçgen gözlükler.. Hele oyunculuk yerlerde sürünüyor. İnanın filmi Yılmaz Köksal bile kurtaramamış. O kadar yapmacık, o kadar gevşek bir oyunculuk mu olur. Christopher Reeve filmi görse kahrından bir daha ölür inanın.  Filmin geçtiği Yunan mitoloji dönemini canlandıracağız diye adamların kafalarını çiçek bahçelerine çevirmişler. Mitoloji devirde yaşayanlar hiç ”abi” der mi ya. Bu filmde Yunanları abi kelimesini kullanırken görüyoruz. Kullanılan kılıçlar bile o kadar saçma ki bırakın onunla adam öldürmeyi elma bile kesemezsiniz. Bir de filmin seslendirmesi var. Yok böyle bir iğrençlik. Dudak hareketlerinden  o kadar çok belli oluyor ki dublaj başka bir şey diyor dudak başka bir şey. Oyuncu konuşmasını bitirmiş ama hala seslendirme konuşması devam ediyor. Bana göre Süpermen serisinin en kötü filmi bu film olmuş.

 

 

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Bunları Biliyor Muydunuz?

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect. Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.