Türkiye’de Hasılat Rekorları Kırıp En Çok İzlenen Film: Çeşme

Yazar: Hulusi Yağcı Tarih: 3 Mart 2020 Kategori: Bir Film Hakkında / Yeşilçam'da Arabesk
Türkiye’de Hasılat Rekorları Kırıp En Çok İzlenen Film: Çeşme
Paylaş:

Türkiye’de Hasılat Rekorları Kırıp En Çok İzlenen Film Çeşme

Arabeskin üç babasından biri olan Ferdi Tayfur‘un Çeşme filmi Türk sinea tarihinde en çok izlenen film unvanını aradan 44 yıl geçmesine rağmen elinde bulundurmaya devam ediyor. 1976 yılı kayıtlarına göre film 12 milyon kişi tarafından izlenmiştir. Çeşme filmini yedi milyon dört yüz küsür izlenme sayısıyla Recep İvedik filmi takip etmektedir.

Çıkarttığı iki plakta da başarıyı yakalayamaz

Babası Cumali Bey tarafından çok sevdiği oyuncu, dublaj sanatçısı Ferdi Tayfur’un ismi konulmuştur Ferdi Tayfur Turanbayburt’a. Yoksul bir çocukluk dönemi geçiren Ferdi Tayfur şekerci çırağı, çaycılık, tarım işçiliği, düğün salonlarında şarkılık yaparak günümüze gelmiştir. Adana Radyosunun açtığı ses

yarışmasına katılmış ancak ikinci gelmiştir. Düğün salonlarında şarkı söylemeye devam eden Ferdi Tayfur, ”Leyla” plağını çıkartmış ancak çok başarılı olamamıştır. O plaktan 500 lira para kazanabilmiştir. Şansının ikinci defa deneyen Tayfur, 1968 yılında ”Tatlı Çingenem”, ”Adana Barajında”, ”Dilek Kapısı” plaklarını çıkartır. Ancak bu şarkılarda çok tutulmaz ve Ferdi Tayfur ikinci plak çalışmasında da başarılı olamaz.

Ferdi Tayfur’un doğuşu Çeşme ile başlar

Yıl 1976. Ferdi Tayfur ”Çeşme” ve ”Huzurum Kalmadı” 45’liklerini çıkarır. Ferdi Tayfur nihayet emeline ulaşmış ve plakları yok satmaya başlamıştır. Yanık sesli kara oğlanın sesi halk tarafından çok sevildi. Dolmuşlarda, taksilerde bu şarkılar çalınmaya başladı. Ferdi Tayfur’a şöhret kapıları bu dönemden sonra açılır ve ”Ferdi Baba” diye anılmaya başlanır.

1970’li yılların sonlarına doğru yeşilçam piyasasında durgunluk hakimdi. Yapımcılar komedi filmleri çekiyor ancak izleyici eskisi kadar filmlere rağbet göstermiyordu. Çekilen filmler ya yapımcıların elinde patlıyor ya da zararına satılıyordu. İşte bu dönemde ortaya çıkan arabesk furyası yeşilçamın imdadına yetişti. Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur, Müslüm Gürses gibi isimler halk tarafından çok sevilmiş ve Türk halkının o zamana kadar bilmediği, duymadığı arabesk müziğini getirmişlerdi. Arabesk sanatçılar özellikle düşük gelirli kesim tarafından bağırlarına basıldı. Çünkü arabesk şarkıları onların hayatlarından kesitler sunuyor, hayata olan isyanlarına tercüman oluyordu.

Hulki Saner, Ferdi Tayfur’la olan anısı

Yapımcılar arabesk furyasının ortaya çıkması ve halk tarafından çok sevilmesini fırsat bildi ve arabesk şarkıcılarla film sözleşmeleri yapmaya başladılar. Çeşme filminin senaristi Hulki SanerBu da Benim Filmim” isimli kitabında Çeşme filmiyle ilgili anılarını paylaşır. Saner kitapta;

Arabesk furyasının başladığı dönemde filmde oynatacak erkek şarkıcı bulamıyordum. Oraya buraya baktık, İstanbul’da kimseyi gözüm tutmadı. Yeni biri olsun istiyordum. Sonunda bizim İzmir bölgesi müdürümüz Emin Çatalyürek, ‘’Ağabey, sen yeni birini arıyormuşsun, benim bir arkadaşım var, kasetleri satıyor. Sana kasetini yollayayım bir dinle’’ dedi ve bana kasetini yolladılar. Kasetinde Çeşme diye bir parça vardı, kendi bestelemiş, ismi de Ferdi Tayfur. O zaman herkes soruyordu, eski bir Ferdi Tayfur var o mu değil mi diye. Benim su ile çeşme bir araya gelince şarkıyı da tuttum. ‘’Susadım çeşmeye inmez olaydım, o güzel yüzünü görmez olaydım’’ diye bir şarkıydı”.

Saner kitabında, Ferdi Tayfur‘a haber gönderdiğini ve o zamanlar Adana’da oturduğu  için İstanbul’a çağırdığını anlatmaktadır. Saner, Ferdi Tayfur’la ilk tanışmasını ve yaşananları kitabında şu şekilde aktarır ” Yazıhanede kapıdan girdi, baktım boynu bükük kendi halinde kısa boylu bir çocuk, hiç öyle jön tipi falan yok, ama benim kafamdaki tipe çok uygun. Sonunda filmi çekecek olan arkadaş Temel Gürsu’yla da tanıştırdık. O da beğendi tipini, çünkü senaryoya da uyuyordu. Ama Ferdi Tayfur’ a önce bir öğüt verdim: Boynu bükük bir insanı oyna… Çünkü onun niyeti biraz da hazır jönken bir iki yumruk atsın, kızı alsın gitsin havasında idi. Dedim ki bu filmde sen dayak yiyeceksin, senin kızını elinden alacaklar, sen boynu bükük, her işe şarkılar söyleyerek gideceksin.

Türkiye’de hala kırılamayan izleyici rekoru

Film çok tutulmuştu. Sinemalar da seyirci oturacak yer bulamaz. Çoğu kişi filmi ayakta izler. Sinemadan çıkanların iki gözü iki çeşme. Mendiller ellerde ve nemli gözler silinmektedir. Film 12 milyon kişi tarafından izlenmiştir. Artık Ferdi Tayfur bir halk kahramanı olmuş ve onu tanımayan kalmamıştır. Filmde Ferdi Tayfur’un boynu bükük delikanlı rolü, sevdiği kıza kavuşamadığı gibi kızın zalim babasının, kahyanın genç, kara gözlü oğluna yaptığı zulümler ve filmin final sahnesinde Ceylan’ın ölümü izleyicilerde derin yaralar bırakır. Film dağıtıcıları Çeşme filmini Türkiye’nin 67 vilayetine gönderir. Tüm sinemalarda Çeşme filmine ilgi çok büyüktür. Saner Film ve yönetmen Temel Gürsu filmden çok büyük paralar kazanırlar.

Ünlü sinemacı Ömer Ateş’te Çeşme filmiyle ilgili olarak ”Hayatımda iki filmde yanıldım. İsmini hatırlayamayacağım Küçük Emrah filmi ve Çeşme filmi. Bu filmlerin tutulmayacağını ve izlenmeyeceğini düşünüyordum. Ancak Çeşme filminden haftalık 20 bin lira kazanıyorduk. 20 bin lirayla o dönemde 20 dönüm tarla satın alırdık. Günde üç farklı matinede filmi yayınlıyorduk. Ona rağmen sinemada oturacak yer bulunamıyordu” itirafında bulunuyor.

Film, portakal ve limon bahçelerinde hasat yapan işçilerin görüntüleri ve Çeşme müziğiyle başlar. O çalışanlar arasında gezen kahyanın oğlu Ferdi ve çiftlik ağasının kızı Ceylan ağaçlar arasında koşuşuyorlar. Bir çeşme yaptılar. Çeşmeden su içip ”Bizim çeşmemiz” deyip çeşmenin ağacına isimlerini kazdılar. Ferdi ve Necla büyümüş ve çeşmelerinin başında su içerlerken birbirlerine yemin ederler:

”Yemin ederim ki çeşme aktığı sürece birbirimizi seveceğiz. Hatta çeşme kurusa bile sevmeye devam edeceğiz” 

Hulki Saner, yukarıda ki yemin konuşmasını bir Fransız şarkısı olan Plaisir D’amor (Aşkın Zevki) şarkısında geçen ”Silvio isimli sevgilimle bir nehir kenarında oturuyorduk, nehir aşağıya doğru gürül gürül akıyordu. Slivio bana dedi ki, ‘Bu nehir aşağıya doğru aktığı müddetçe ben seni seveceğim’. Şimdi ben burada yalnız oturuyorum, nehir hala akıyor ama Silvio nerde?” sözlerinden esinlenerek Çeşme filminin yemin sahnesinin senaryosunu yazmıştır.

Erol Taş yine harikalar yaratmış

Ferdi Tayfur’un ilk oyunculuk deneyimi olmasına rağmen güzel bir performans sergilemiş diyebiliriz. Necla Nazır, asıl mesleğini icra ettiği için mükemmele yakın oynamış. Ancak filmin kahramanı şüphesiz Erol Taş. Erol abi yine bildiğimiz Erol Taş. Kötü adam rolünde karşımıza çıkar. Kötü adam karakterini seyirciye o kadar güzel empoze etti ki filmi izleyen sinema seyircileri tarafından epey bir yuhalandı, lanet okundu. Ferdi Tayfur’u ayaklarının altına alıp çiğneyip dövdüğü sahne bana göre en can alıcı sahnelerin başında yer alır. Yine filmin sonunda Ceylan’ın annesi Pervin Par’ın eşine yaptığı konuşma ve arada çalan Çeşme müziği tüylerimizin diken diken olmasına neden olmuştur.

Filmin gerçek finaliyle çekilen final aynı değil

Filmin final sahnesinde Ceylan ölmüştür. Ferdi, kaderine isyan edip oradan uzaklaşır ve film biter. Ancak filmin finali normalde bu şekilde çekilmemiştir. Ferdi, Ceylan’ın öldüğü sahneden sonra oradan uzaklaşır ve 1950 model Citroen marka otomobiliyle bir kamyonun altına bilerek girer ve ölür. Bu ölüm sahnesi 1972 yapımı bir Alein Delon filmi olan ”La Pirima Notte D Quick ( İlk Gecenin Sıcaklığı)” filminden alınmıştır. Hatta arabasının taklalar atıp yandığı sahne tamamen filmden alınıp Çeşme filmine eklenmiştir. Ancak telif hakkından dolayı final kaza sahnesi yayınlanmamıştır. Kaza sahnesinin yer aldığı resmi yayınladığımız film afişinden görebilirsiniz.

Faydalanılan Kaynaklar

Hulki Saner – Bu da Benim Filmim kitabı

Ömer Ateş sinema anıları

 

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Bunları Biliyor Muydunuz?

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect. Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.