Kayıp Yılmaz Güney Filmi: Halime’den Mektup Var

Yazar: Aydın Mühürdar Tarih: 21 Şubat 2020 Kategori: Bir Film Hakkında / Kayıp Filmlerimiz
Kayıp Yılmaz Güney Filmi: Halime’den Mektup Var
Paylaş:

Kayıp Yılmaz Güney filmi Halime’den Mektup Var

1914 yılında başlayan Türk Sineması serüveninde siyasi, ekonomi, teknik şartlar gibi nedenlerden dolayı bin bir güçlükle çekilen filmlerimizin bazılarına maalesef ulaşamıyoruz. Akıbetleri belli olmayan filmlerimizden bize kalan varsa afişleri, oyuncu ve teknik ekip bilgileri dışında elle tutulan bir kaynağımız yok.

Alev Alev Yanan Türk Sineması

Kayıp olan filmlerimizin peşine düştüğümüzde en büyük suçlu olarak 1959 yılında Sütlüce – Aynalıkavak’ta yer alan film deposunun yanması gösterilir. Gerçekten o yangında sinema arşivimiz ciddi yara aldı. O depoda 1959 yılından önce çekilen filmlerimizin yandığı söylenir. Ancak bir gerçek var ki kayıp filmlerimizin baş sorumlusu olarak o yangını göstermek insafsızlık olacaktır. Tamam o yangında bazı filmlerimiz yanmış olsa da 1959 yılından önce ki çekilen tüm filmler o depoda değildi. Film şirketlerinin filmlerini iyi muhafaza edememesi, siyasi nedenler, film çekmeyi şeytan işi sayan zihniyetlerin filmleri yakması, parçalaması gibi nedenlerden dolayı maalesef kültürümüzün bir parçası olan filmlerimizi izleyemedik.

Kayıp Yılmaz Güney Filmleri Nerede?

Yılmaz Güney, en fazla filmi kayıp olan oyuncumuzdur. Zımba Gibi Delikanlı, Kanlı Buğday, Konyakçı, Kocaoğlan gibi 20’den fazla filmi kayıp Güney’in. Yılmaz Güney’in kayıp olan bir filmi de ”Halime’den Mektup Var” filmidir. Yılmaz Güney’in kayıp filmlerinin akibetine baktığımızda bazı filmleri devlet eliyle toplatılmış bazıları yakılmıştır. Bazı filmleri de özellikle isminin kara tahtaya birinci sırada yazıldığı yasaklı dönemlerinde biri veya birileri tarafından yok edilmiş ve film şirketlerinin iş güzarlığı yüzünden iyi muhafaza edilememiştir. Kesin bir bilgi olmamakla beraber filmin bir kopyasının TRT arşivinde olduğu söylenir. Gerçekten öyle bir kopya varsa ve TRT’nin şimdiye kadar bu filmi sinemaseverle paylaşmaması da düşündürücüdür.

Halime’den Mektup Var

Yılmaz Güney’in kayıp olan ve hepimizin merak ettiği filmlerinden biri olan 1964 yapımı olan ”Halime’den Mektup Var” filminin senaristi ve yönetmeni Süha Doğan’dır. 35 mm, siyah beyaz olan film Ünal Film şirketi tarafından yaptırılmıştır. Filmde Yılmaz Güney, Ahmet Mekin, Turgut Özatay, Sevda Ferdağ, Senih Orkan, Hüseyin Baradan, Necdet Tosun, Kadir Savun gibi yıldız isimler yer almaktadır. Filmin afişini incelediğimizde Ahmet Mekin’in resminin ön planda olması ve isminin başta olması filmin başrol oyuncusunun Ahmet Mekin olduğu izlenimi yaratıyor bizde.

5 Asker Arkadaşının Hikayesi Anlatılır

Filme gelince de; Yıl, 1922-23. Gurur kaynağımız Kurtuluş Savaş sona ermiştir. Kahramanca mücadele eden askerlerimiz artık evlerine dönecektir. Savaşta omuz omuza savaşan, aşlarını paylaşan 5 can ciğer arkadaş için de ayrılık vakti gelmişti artı. Ancak ayrılmak kolay değildi. Ağlaşarak veda ettiler ve birbirlerini unutmama sözü verdiler. Bir de ne zaman birinin başı sıkışsa haber verecek ve arkadaşlar yardıma koşacaktı. Aradan yıllar geçti. Asker arkadaşlarından birinin başı beladaydı. Gözü gibi baktığı kızlarına 3 serseri musallat olmuştu. Ne yaptıysa serserilerden kurtulamayan baba, yıllar önce birbirlerine söz veren arkadaşlarını hatırladı. Arkadaşlarına yardım için haber saldı. Ancak geçen yıllar asker arkadaşlarını güçten düşürmüş, yaşlandırmıştı. Ama bu  mazeret değildi onlar için. Kendileri yardıma gidemiyorsa çocukları yardım edebilirdi.

Erzurumlu olan asker arkadaşı oğlunu ( Ahmet Mekin), Adanalı olan arkadaş da oğlunu (Yılmaz Güney) , İstanbullu’da oğlunu (Turgut Özatay) yardıma gönderir. Ancak dördüncü arkadaşın oğlu yoktu. Allah hep kız çocuğu nasip etmişti. İçlerinde bir tanesi vardı ki erkek gibi kızdı. Adı Halime’ydi. Oğlum yoksa erkek gibi kızım var dedi ve kızı Halime’yi erkek giysileri giydirerek yardıma gönderdi. Askr arkadaşlarının dört yiğit çocuğu serserilerle amansız bir mücadeleye girerler. Ancak belli süre sonra Halime’nin kız olduğu anlaşılır. Erzurumlu delikanlı Halime’ye aşık olur. Uzun uğraşlar sonra serseriler def edilir ve ailenin kızları kurtarılır. Asker arkadaşlarından yardım isteyen arkadaşında erkek evladı yoktu. Kendilerine yardıma gelen yiğitleri çok sever ve kızının birini Adanalı’ya birini de İstanbullu’ya verir. Böylece asker arkadaşlıkları aile bağıyla iyice sağlamlaşmış olur.

Kullanılan Kaynak: Sinematürk

Yazan: Sadri Baba (Ahsuyesilcam.com@gmail.com)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Bunları Biliyor Muydunuz?

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect. Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.