Ahmet Tarık Tekçe Gazete İlanıyla ”Artık Böyle Bir Arkadaşım” Yoktur İlanı Verdi

Yazar: Hulusi Yağcı Tarih: 28 Şubat 2020 Kategori: Yeşilçam Anıları
Ahmet Tarık Tekçe Gazete İlanıyla ”Artık Böyle Bir Arkadaşım” Yoktur İlanı Verdi
Paylaş:

Ahmet Tarık Tekçe Gazete İlanıyla ”Artık Böyle Bir Arkadaşım” Yoktur İlanı Verdi

1950’lili yılların aranan adamı olan ve her ne kadar yardımcı rollerde karşımıza çıksa da Ayhan Işık’tan sonra ki ikinci star olarak görülen Ahmet Tarık Tekçe, yapımcıların her filminde görmek istediği bir stardı. Öyle ya ”Kitapsız ilim, Ahmet Tarık Tekçe’siz film olmaz” sloganı bile onun için yapıldı. Rol aldığı tüm filmler hasılat rekorları kırıyordu. Tekçe, caddede yürümeye başladığı zaman onunla sohbet etmek isteyen, onu daha yakından görmek isteyen insan toplulukları oluşurdu. O caddeden geçtiği zaman trafik felç olur hatta yolcular bindikleri tramvayı durdurup onun geçişini izlerlerdi.

Çok edebi bir dil kullanır yeri geldiği zamanda kimseden duyamayacağınız büyük argo kelimeleri kullanmaktan da sakınmazdı. Dönemin starı Ayhan Işık’a kimse bir şey söyleyemezken o kimsenin cesaret edemediğini lafları söyler, espriler yapar Ayhan Işık’ı güldürürdü.

”Benim fiyatım dört bin lirayı geçmez”

Öztürk Serengil‘le de iyi bir dostluğu vardı. Hatta Serengil’den kendisinin menajerliğini yapmasını istemiş ve Serengil’de kabul etmişti. O zamana çevirdiği filmlerden en fazla 4000 lira alan Tekçe, Serengil’in kendi adına yapımcılarla 6500 liraya anlaşmıştı. Tekçe, bu anlaşmaya çok sevinecekken Öztürk Serengil‘e ”Bana bak oğlum, doğru git ve aldığın avansı adamlara geri ver. Benim fiyatım dört bin lirayı geçmez. Ben sana vur dedim sen öldürdün. Sonunda bütün film yapımcılarını bana düşman mı edeceksin? Bu adamların üstüne bu kadar çok gidilmez. İnsafın yok mu senin? Biz onları koruyacağız onlarda bizi. Hadi al paraları ve geri götür. Haydi marş marş…” diyecek kadar namuslu bir adamdı.

Öztürk’ün oynadığı komedi filmlerinde ki kötü adam karakterleri çok tutulur

Öztürk Serengil, Osman Fahri Seden‘le komedi filmleri çekmiş ve çok tutulmuştu. Serengil, komedi filmlerinde bazen kötü adam rollerine giriyordu. Dönemin dergileri yeni kötü adam imajıyla Öztürk Serengil’in Ahmet Tarık Tekçe‘nin kötü adam imajını geçtiğini yazıyordu. Bu haberler sinemanın iri yarı cüsseli adamın hoşuna gitmemişti. Çünkü o sinemanın o dönemde tartışmasız kötü adamıydı. Tekçe, yıllarca beraber çalıştığı, yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen hatta menajerliği bile yapan Serengil’den mütevazi bir açıklama beklemiş de olabilir. ”Gazete abartmış. Ahmet abim gerçek bir oyuncu. Onun gibi bir oyuncunun yerini ben dolduramam” şeklinde belki de bir açıklama beklemiş olabilir.

İki dostun arası açılıyor

Ahmet Tarık Tekçe, magazinlerde Öztürk’e iğneleyici laflar sokmaya ve onu eleştirmeye başlar. Bir gün artistler kahvesinde Öztürk Serengil okey oynarken içeriye Ahmet Tarık Tekçe girer. Serengil’e dargın olduğu her halinden bellidir. Çünkü kahvede ki herkese ismiyle hal hatır sormuş ama Serengil’e sormamıştı. Kahvede yaptığı esprilerle Öztürk’ü iğneliyordu Tekçe. Lafını esirgemeyen Tekçe, sonradan görmeler diye başladığı sözleriyle Serengil’i iyiden iyiye eleştirmeye başlar. Biraz daha ileri gider cebinden bir tomar para çıkartarak esprisine yanında ki arkadaşlarına parayı saymasını ister. İsim vermeden Öztürk’ü kastederek arabasının olmadığını, kışın arabanın içine ısınmak içine soba kurdurduğuna kadar espriler havada uçuşuyordu.

Serengil’in okey oynadığı karakter oyuncularından Orhan Aykanat, Öztürk’ün kulağına ”Öztürk’cüğüm. Sende cebinde ki paraları çıkarıp masanın üstüne koy” der. Kitabında bir anlık gaza geldiğini söyleyen Öztürk, cebinde ki bir tomar parayı çıkarıp ”Orhancığım. Sokaktan üç beş kişi çevir de şu paraları saysınlar” der. Tekçe, Öztürk’ün bu yaptıklarına çok bozulmuş ancak belli etmemek için koca sesiyle bir kahkaha atar. Ahmet Tarık Tekçe’yi çok seven ve onun hayranı olan kahvesinde onun kocaman afişini asan ve Tekçe gelsin gelmesin kahvede onun için özel bir masa açan kahveci Erzurumlu Kemal, cebinde ki tomar paraları çaktırmadan Tekçe’ye verir. Üstünlüğü ele geçiren Tekçe, Öztürk’ü kızdırmaya devam eder ve kahkahaları kahveyi çınlatır.

Şaka kaka oluyor

Öztürk Serengil’de başına geleceklerini tahmin etmiş ki okey oynadığı Orhan Aykanat’ı kaşla göz arasında bankaya göndermişti. Aykanat’a sıkı sıkı tembih ederek mümkün olduğunca küçük paralar getirmesini istemişti. Böylece göze çok görülecekti paralar. Aykanat, çuval içinde o zaman çok büyük para olan 100 bin lirayı kahveye getirir. Serengil, bir çuval parayı masanın üzerine koyarak Tekçe’yi alt etmeyi başarır. Tekçe’de ”Parayla adam olunmaz” deyip büyük bir öfkeyle kahveden ayrılır. Öztürk Serengil, ”Yeşilçam’ı Benden Sorun” kitabında bu son yaptığı hareketten çok pişman olduğunu, keşke böyle bir şey yapmasaydım diyecektir. Yine kitabında gaza gelerek abi dediği, çantasını taşıdığı, evinde yemek yediği Tekçe’ye çok büyük ayıp ettiğini itiraf edecektir.

Benim bundan sonra Öztürk Serengil diye bir arkadaşım yoktur. Alenen duyuruyorum

Şaka kaka olmuş ve Serengil, ”Çok büyük dostum” dediği Ahmet Tarık Tekçe’nin dostluğunu kaybetmişti. Öztürk, bununla da kalmayıp o dönem her hafta yayınlanan ”Artist” dergisinde Ahmet Tarık Tekçe‘nin karikatürünü çizmiş, onu bir balona benzetip iğneyi batırıp o balonu patlatmıştı. Öztürk’ün bu son davranışı bardağı taşıran son damla olmuştur. Ahmet Tarık Tekçe, Hürriyet Gazetesi’ne bir ilan vererek ”Benim bundan sonra Öztürk Serengil diye bir arkadaşım yoktur. Alenen duyuruyorum” yazdırır.

Öztürk yine kitabında bu ilanın ardından hiç bir şekilde cevap vermediğini belirtir. Öyle ki şöhretin verdiği budalalık, inanılmaz büyük paralar kazanması ve ”Adanalı Tayfur” filmiyle ardı kesilmeyen film teklifleri kaybettiği dostluğun kendisini o zamanlar çok etkilemediğini söyler. Çünkü halkın ilgisinden artık sokaklarda yürüyemez hale gelmiş, paranın kokusunu alan dost, arkadaş ve akraba  ilgisinden dolayı hiç yalnız kalmadığını ancak bu dostlarının iflas edip battığı günlerde yanında göremediğini itiraf edecektir.

Serengil, son vazifesini yerine getiriyor

Her ne kadar bu iki dost birbirlerine küsmüşse de, Ahmet Tarık Tekçe gazete ilanıyla Öztürk Serengil diye bir arkadaşının, dostunun olmadığını söylese de ortak dostlarının araya girmesiyle barışmışlardır. Öyle ki Öztürk Serengil, Tekçe’nin ölümüne neden olacak kazayı duyar duymaz Karabük’e hakaret etmiş ve beyin pıhtılaşması geçiren Tekçe’nin helikopterle Ankara’ya götürülmesi için dönemin Genel Kurmay Başkanı Cevdet Sunay’ı arayıp helikopter tahsis ettirmiştir. Öztürk, helikopter ücretini de kendisinin ödediğini anlatır.

Kullanılan Kaynaklar

Öztürk Serengil – Yeşilçam’ın Benden Sorun

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Bunları Biliyor Muydunuz?

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect. Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.